Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri)

jinekolojik kanser

RAHİM KANSERİ (ENDOMETRİUM KANSERİ)

TANIM

Rahim kanseri , rahim ağzı kanserinin pap-smear’ le taramasının yapıldığı gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir.

HASTALIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI

Rahim kanseri sıklıkla menopoz sonrası dönemde görülen bir kanserdir.
Hastaların büyük çoğunluğu 50 yaşın üzerindedir.
Ancak ciddi risk faktörleri varlığında % 25 vakada menopoz öncesi dönemde de görülmektedir.

RİSK FAKTÖRLERİ

-Şişmanlık
-Hiç doğum yapmamış olmak
-Geç menopoz yaşı
-Hipertansiyon
-Şeker hastalığı
-Erken ilk adet görme yaşı				
-Dışarıdan östrojen verilmesi
-Kronik adet görmeme 
-Meme kanseri nedeniyle tamoksifen kullanımı

Yukarıda sıralanan sebeplerin kansere eğilim yaratmasının sebebi fazla salgılanan östrojenin rahim kanseri oluşumunda etkili olması noktasında ortaklıkları vardır.

Bu sebeple sigara kullanımı ve düşük sosyo-ekonomik düzeyinin yumurtalıkların işlevini bozarak rahim kanseri sıklığını azalttıkları düşünülmektedir.

Rahim kanserinin endometrial hiperplazi adı verilen öncül oluşumunun zamanında tanı konup , tedavi edilmesi rahim kanserinden korunmada hayati öneme sahiptir.
Bu öncül lezyonun oluşum sebepleri ile rahim kanserinin oluşum sebepleri benzer sebeplerdir.
Anormal vaginal kanama nedeniyle tetkik edilen hastaların birçoğunda bu öncül lezyonlar saptanır.

Tanısında rahimden kürtaj yolu ile alınan hücresel materyalin incelenmesi esastır.
Tedavisinde hormonal ilaçlar ya da eğer çocuk istemi yok ve 45 yaşından büyük bir olgu söz konusu ise rahimin ve yumurtalıkların çıkarılması yer alır.

KLİNİK BULGU VE BELİRTİLER

Menopoz sonrası vaginal kanama ana belirtidir.
Kronik cinsel bölgede bele vuran ağrı , bol kanamalı adette daha az sıklıkla da olsa gözlenen diğer belirtilerdir.

TANISAL YAKLAŞIM

Kürtaj ile rahimden hücresel örnekleme başlıca tanı yöntemidir.
Ultrason ile rahimin tabakalarının kalınlığının ölçülmesi ve kanserin yayılımının belirlenmesi için Tomografi ve MR ‘ da klinik değerlendirmede kullanılan görüntüleme yöntemleridir.
Laboratuar olarak hormonal profil ve CA -12-5 adı verilen tümör belirteçlerinin de bakılması tanısal yaklaşımlar içerisinde yer alır.

TEDAVİ

Rahim kanserinin başlıca tedavisi cerrahi olarak rahimin yumurtalıkların çıkarılmasıdır.
Daha ileri aşamalarda radyoterapi , hormonal tedavi ve kemoterapide tedavi şemasında yerlerini alırlar.
Tümör rahimde sınırlı ise sadece cerrahi tedavi ve izlem önerilir.

Eğer kanser hücreleri rahimin duvarının yarısını aşmışsa cerrahi sonrası radyoterapide tedaviye eklenebilir.Ama şart değildir.
Rahim kanseri rahim ağzına yayılmış ise daha agresif bir cerrahi tedavi sonrası radyoterapi uygulanır.
Kanser rahimin çevre dokularına , ve yakın dokulardaki lenf nodlarına sıçramışsa cerrahi sonrası , radyoterapi hormonal tedavi ve kemoterapi denenmesi gereken tedavi yollarıdır.

Kanser akciğer , kasık lenf nodları gibi uzak organlara yayılmışsa gene cerrahi sonrası radyoterapi ve kemoterapi ve hormonoterapi hastaya klinisyence uygulanan tedavi yöntemlerindendir.

Bu kanserde de tedavi ve tedavi sonrası takibin mutlaka jinekolog-onkologlarca yapılması tedavinin başarısı açısından oldukça önemlidir.
Rahim kanserli hastalar cerrahi sonrası ilk iki yıl 3 ayda bir jinekolojik muayene ve ultrason un yanısıra yıllık BT ve meme muayeneleri ile takip edilir.

HASTALIĞIN SEYRİ

Rahim kanserinde hastalığın seyrini belirleyen en önemli faktör hastalığın yayılım derecesi ve hastalığın tanı anında bulunduğu aşamadır.
Erken evrelerde 5 yıllık sağkalım oranları % 80 iken ilerleyen evrelerde bu oran % 15 ‘ lere kadar inmektedir.

RAHİM SARKOMLARI

Daha az sıklıkla rastlanılan rahimin kas dokusundan kaynaklanan tümörlere sarkom adı verilir.
Az görülmelerine karşın rahim tümörlerinden kaynaklanan ölümlerin % 15 ‘inin sebebi olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
Ortalama olarak görülme yaşları 55 ‘tir.
Bu rahim kanseri tipinin en sık görülen belirtisi düzensiz vaginal kanamadır.

Seyirleri oldukça kötü olan bu hastalığın tedavisinde başlıca yol gene cerrahi olarak rahimin ve yumurtalıkların çıkarılmasıdır.
Işınlama tedavisi cerrahi sonrası uygulanmakta olsa bile etkinliği tartışmalıdır.
Kemoterapi gene cerrahi sonrası uygulanmakta olmakla birlikte gene bu tedavininde cerrahiye ne bir üstünlüğü vardır ne de sağkalım oranına bir etkisi vardır.